Gerçeklik Tek Boyutludur ve Onu
Hiçbir Güç Yok Edemez
Çoğumuz ve özellikle de bloğumdaki yazıları derinlemesine inceleyenler düşünmüşlerdir: “Acaba bizlerin göremediği ama bu bazılarının önemle üzerinde durduğu ‘Bu evren gerçek değildir, hatta ve hatta içinde bulunduğumuz evren o kadar sahtedir ki tek gerçek olan ruhumuzdur ve o da Allah’ın ruhundan bir payedir.’ lafı niçin söylenmiştir, acaba doğruluk payı nedir?” Hadi bu soruyu Bekenstein-Hawking yorumu ve karadeliğin olay ufkundan içeri düşen bir cismin vardan yok olamayışı yani karadeliğin entropisini artırarak entropi formuna dönüşmesi üzerinden inceleyelim.
Bunu açıklamam gerekir mi bilmiyorum ama karadeliğe düşen bir maddesel nicelik önce en ufak parçasına kadar ayrışır sonra anti maddesine evrilen parça ile bütünleşerek enerjiye dönüşür. Yani Big Bang’in simetrisi gibi. Daha sonra o enerji karadeliğin enerjisiyle bütünleşir ve kümülatif entropi artar. Basit bir şekilde Big Bang’in tersine evrilmesi gibi bir şey. Yani basit bir anlatımla Big Bang’deki enerjiye doğru bir gidişatı vardır bu evrenin. O yüzden evrenin toplam entropisi daima artış gösterir. Ve işte tam da bu yüzden din gönderilir ki toplam entropi maksimum düzeye ulaştığında o entropiyi düşürmek için. Bu da Allah’ın bir başka delilidir ama anlamayan olacaktır haliyle ve isteyen yorumlarda bununla ilgili soru sorabilir.
Gelelim şimdi gerçek olanın tek boyutlu yapısına. Birçoğumuz holografik ilke tezini doğru kabul ederiz oysa aslında bu tezde savunulan 2 boyutlu gerçeklik olması gerektiği hipotezine birçoğumuz itiraz etmemiştir.
Şimdi bu içinde bulunduğumuz 3 boyutlu evren aslında karadeliklerin sınırındaki 2 boyutlu gerçekliğin simülasyonuysa o 2 boyutlu gerçeklik neyin simülasyonu, düşündünüz mü? Karadelikleri dışardan gözlemleyen birisi tabi ki 2 boyutlu bir çekim alanı görebilir ama yani şimdi karadeliğin merkezindeki noktasal parçacığın yapısının etki alanıyla ne ilişkisi var, aslında karadelikler Big Bang’in ters simetriğiyse madem toplam entropisini azaltmaya çalışmaz mı, yani karadeliklerin esas amacı madde yutmak değil, içindeki entropiyi boşaltmaktır. Ama kütlesi o kadar büyüktür ki bunu asla başaramaz.
Belki önceki yazılarımı okuyanlar yavaştan fark etmiştir: Ben Allah’ı Vahid, Kadir gibi isimleriyle tarif etmeye çalışmıştım. Bu da ne demektir: Allah entropiden uzak ve değişmeyen yapıdadır yani Allah’ı değiştirmeye hiçbir güç yetmez. Bununla birlikte Cennet-i ala da tamamen entropiden soyutlanmış yapıdadır bu şekilde bir sonuç çıkar Kur’an-ı Kerim’den.
Belki yanlış anlayanlar olabilir lütfen yorumlarda belirtiniz.
Yazan: Emre Pelit